Nikotin kimyasal olarak bir alkoloiddir ve tütün yaprağında bolca bulunur. Sigaranın bağımlılık yapmasının asli nedenidir; yani nikotin bağımlılık yapar.

Nikotin vücuda girmesi kolay bir kimyasaldır. Sigara dumanındaki nikotinin yaklaşık dörtte biri akciğer hava keseciklerinden (alveol) hızla kana geçer ve sadece 15 saniye içerisinde beyne ulaşır. Vücuttan atılması oldukça yavaştır ve yaklaşık yirmi saati bulur. Dolayısı ile sigara içen insanlarda kan nikotin düzeyi belirli bir seviyenin altına nadiren iner. Uyku döneminde sigara içilmese de kanda dolaşan nikotin sıfırlanmaz.

Nikotinin kimyasal yapısı… Nikotin basit bir molekül; basit ama tehlikeli…

İnsan vücudunda bir reseptör grubu var; yani nikotin vücuda girince avare dolaşmıyor, gidiyor bu reseptörlere bağlanıyor. Bu reseptörlerin ismi de nikotinik reseptörler… Bunlar kolinerjik nikotinik reseptörler yani vücutta üretilen asetil kolin bu reseptörlere bağlanarak onlarca iş yapıyor. Nikotin bu etkileri iyi kötü taklit ediyor.

Nikotin bir alkaloid, tütün bitkisinin içindeki onlarca alkaloidden sadece bir tanesi. Alkaloidler bitkiler tarafından doğal olarak sentezlenen amin yapısında (sol alttaki her molekülde standart olarak bulunan halka) bileşiklerdir. Ne yazık ki bağımlılık yapma potansiyelleri var ve oldukça yüksek. 

Bu reseptörler uyarıldığında kanda adrenalin, noradrenalin vs. düzeyleri artıyor. Dolayısı ile nikotinin tipik etkisi kan basıncında geçici bir artış olarak karşımıza çıkar.

Nikotinin asıl etkisi bağımlılık üzerinden gerçekleşir. Sigara, -nikotinden dolayı, bilinen en güçlü bağımlılık yapıcı maddelerden biridir. Beyinde ödül merkezi dediğimiz ve insanda “hoşluk” duygusu uyandıran merkezi kuvvetlice uyarır. Bu nedenle yokluğunda ortaya çıkan “tatsız, tuzsuz” his, sigara ile alınacak nikotinle ortadan kaldırılır (1).

Nikotin doğrudan karsinojenik yani kansere neden olan bir madde değil. Bu tersten okuyunca şu demek; sigaranın içerisindeki diğer maddeler oldukça güçlü kanserojenler. Bu maddeler de elektronik sigaranın içerisinde yok. Dolayısı ile elektronik sigaraya, klasik sigara gibi kanserojen demek çok kolay değil.

Ancak nikotinin kalp damar sistemi üzerine etkileri oldukça ciddidir. Kalp atım sayısı ve gücünü artırır, kan basıncını geçici olarak yükseltir. Ancak bunlardan daha önemlisi kalbi ve deriyi besleyen damarları daraltmasıdır ki, bu oldukça sevimsiz bir durum.

Bu ve benzeri özelliklerinden dolayı nikotin iyi bir insektisittir, yani böcek öldürücü. Zaten ülkemizde yasak olmasına rağmen ithalatı yapılan elektronik sigara likitleri gümrükten böcek öldürücü olarak girmektedir! Memleketin hali bu!

Nikotin için bağımlılık haricinde çok kötü şey söylemek pek olası değil. Sigaraya atfedilen zararlar tütünde bulunan diğer kanserojen maddelerden dolayı. Nitrozaminler ve ağır metaller bu listenin başını çekiyorlar. DNA hasarı yapıyorlar, hücrelerin bölünmesini ve tamir süreçlerini etkiliyorlar. Sigara o kadar sık tekrarlanan bir kötü alışkanlık ki, vücudun direncini kırıyor ve toleransını aşıyor. Bu nedenlerle sigaranın insanoğlunun en kötü tüketim alışkanlıklarından biri olduğunu söylemek hiç de haksızlık olmayacaktır.

Daha önce de değindiğimiz gibi nikotinin kendisi bir kanserojen değil, sigararın içindeki toksik maddelerin yanında masum sayılır. Ancak ne yazık ki ciddi bağımlılık potansiyeli var ve nikotin bu özelliğinden dolayı tütündeki kanserojen maddelerin vücuda girmesine yardım ve yataklık ediyor. 

Nikotinin suçu ne? İşte bağımlılığı da bu yapıyor… Böylece kendisi o kadar kötü olmasa bile kötü ve çok kötülere yardım yataklık yaparak kendisi de o kategoriye düşüyor. Ancak elektronik sigaradaki durum biraz farklı. Farklı çünkü sigaradaki gibi toksik elementler yok likitlerin içinde… Propilen glikol ve gliserin eczacılığın ve kozmetik sektörünün iyi tanıdığı ve kullandığı moleküller. Dolayısıyla elektronik sigarada nikotinden sonra toksik maddeler gelmiyor, tütünün içindeki onlarca tür toksik kimyasal girmiyor akciğerlere… Ancak bu tür izahların hiçbirisi elektronik sigarayı temize çıkarmaz ve çıkarmamalıdır.

Nikotinin hiç mi iyi tarafı yok? Var tabii, tıbbi nikotinin kemik, kemik hücreleri ve kırıkların iyileşmesi üzerine olumlu etkileri gösterilmiş. Kıkırdak dokunun tamirinde de önemli bir rolü olduğu biliniyor (2). Ancak bu nikotin sigaranın içinde alınan değil; lütfen bu noktayı karıştırmayalım.

Gelelim nikotinin bağımlılık yapıcı etkisine ve niçin insanların sigarayı bıraktığında kilo aldıklarına…

O da sonraki yazıların konusu olsun…

  1. http://dtb.bmj.com
  2. http://www.tandfonline.com

Bu yazıya bir yorum yap

Scroll Up
%d blogcu bunu beğendi: