Sezon açılıyor efendim; bir güncelleme yapmakta fayda var. Kelopesia, Reboost, Meloxcin derken hareketli bir sonbahar bekliyor bizi… Organik, biyolojik saç ekimleri, dermal papilla transferini de düşününce kellik piyasasının epey hareketli olduğunu söylemekte sakınca yok sanırım.

Kimse ayranım ekşi demiyor ama şöyle bir dikkat kesilin etrafınıza, saç ektirenlerin yüzde kaçı memnun aldığı hizmetten? Beklentiler ne kadar karşılanmış. Karşılanan beklentiler ne kadar süre devam etmiş?

Pazar her geçen gün büyüyor büyümesine ancak herhangi bir yöntem diğerlerinden sıyrılıp açık ara öne geçmiş değil. Daha çok “kişiye güven” ekseninde yürüyor işler. Kimse ayranım ekşi demiyor ama ortalık ekşimiş ayran dolu… Allahtan Araplar var; geliyorlar, ektiriyorlar ve gidiyorlar… Paraları bol, harcıyorlar. Bir uzman sadece İstanbul’da ayda 15000 kadar saç ekimi yapıldığını ve bu rakamın yaklaşık %80’ini yabancıların oluşturduğunu söylüyor.

Ancak sadece Türkiye’de “saçım için yararlı olduğuna, gerçekten dökülmeyi durdurduğuna inandığım bir ürün olsa parasına bakmaksızın alır kullanırım” diyen yaklaşık bir milyon, “fiyatı uygunsa kullanırım” diyen on milyon genç ve erişkin olduğu söyleniyor. Bir de yeni saç çıkıyor deseniz haliniz nice olur bilmem…

Biz bilimin ışığında yürümeye devam edelim; en son güncelleme ve meta-analizlerden bir tanesi halen kelliğin ekim dışı tedavisinde çok büyük bir değişiklik olmadığını gösteriyor.

Amerikan Dermatoloji Akademi’sinin resmi dergisinde 2017 yılında yayınlanan bu güncellemeye göre; minoxidil ve finasteride FDA onayı da olan iki dökülmeyi önleyici ajan…

Altta linkini verdiğim makalede Amerikan Dermatoloji Akademisi’nin 2017 güncellemesinin özeti. Üç öneride bulunuyor akademi; minoxidil, finasteride, düşük düzey lazer… Ancak bizim yaptığımız çalışmalar yakında bu listenin kabaracağını gösteriyor. 

Ne yazık ki, bu iki madde de ülkemizde ilaç kategorisinde; kozmetik ürünlerde kullanılamıyor. Oysa minoxidil ABD’de kozmetik mevzuatına uygun bir ürün, o nedenle hem çok yaygın hem de ucuz. Ülkemizde kozmetik ürünlerde kullanılmasının yasak olması bir şeyi değiştirmiyor ama. Piyasada onlarca minoxidil içeren ürün var; bir kısmı ilaç mevzuatına uygun olarak üretilmiş, büyük bir kısmı İran’dan kaçak ülkeye girenler ve bir kısmı da ABD’den yine kaçak yollarla ülkemize sokulan ürünler. O kadar rahat satılıyorlar ki doğrusu, kaçak olduklarına inanmak zor. Bizim devletin işlerine pek aklım ermiyor zaten…

Kozmetik mevzuatımız Avrupa Birliği’nin mevzuatının birebir bir dilimize çevrilmiş şekli. Minoxidil orada da ilaç mevzuatına tabi, bizde de… Bence bu yaklaşım tamamen yanlış, ama benim yanlış demem bir şey ifade etmiyor elbette.

Minoxidil kullananlar genelde saç dökülmelerinin azaldığını/durduğunu ancak bunun kullanıldığı sürece olduğunu ifade ediyorlar. Pek sevimli bir durum değil. Minoxidil iyi bir farmakolojik ajan. Ama sacayağının bir bacağı sadece, ne yapsın gariban.

İkinci ürün, finasteride. Yani testosteronu daha güçlü formu olan ve saçı döken DHT’ye çeviren enzimin inhibitörü… Erkeklerde günde 1 mg öneriliyor. En az minoxidil kadar etkili; ancak ciddi bir yan etkisi var. Libidoyu öldürmese de süründürüyor.

Her ne kadar bu güncellemede finasteride ait yan etki profili hafif gösterilmişse de yazar şu cümleyi eklemeye gerek duymuş; “bu çalışmalar (finasteride ile ilgili olanlar) üreticiler tarafından desteklenmiş çalışmalardır, dolayısıyla sonuçlara müdahale edilmiş olabilir.” Bu sonuçlara kesin müdahale edilmiştir demek. Kimse meyvesini koparmayacağı ağacı sulamaz ne de olsa…

Ülkemizde ilaç ruhsatı almak çok zor ve uzun bir süreç. Biz de haddimizi az çok bildiğimiz için kozmetikte yolumuza devam ediyoruz. Bu nedenle minoxidil ve finasteride gibi kimyasalları topikal bir ürünün içine koymaya hakkımız yok. Ancak bu büyük bir sorun da teşkil etmiyor.

Sacayağının ikinci bacağı finasteride ile bloklanan 5 alfa redüktaz enziminin bloklanması… Ancak bu konuda elimizde başka silahlar var, illa finasteride kullanmak gerekmiyor. Böylece sacayağının ikinci bacağı da tamam oldu.

Çalışmadan kopmayalım, son günlerde popülaritesi gittikçe artan ve cerrahi olmayan bir yöntem daha var; low-level laser light therapy (LLLLT), yani düşük düzey lazer ışın tedavisi… Biraz zahmetli ancak etkinliği en az minoxidil ve finasteride kadar var bu çalışmaya göre… FDA de bazı cihazları saç dökülmesini önlemeleri açısından onaylamış durumda.

Ancak lazer sacayağının üçüncü bacağı değil. O bacak da bize kalsın. Görüldüğü gibi sezona bomba gibi girecek, kelleri titretecek bir ürün henüz ufukta görünmüş değil. Ama az kaldığını söyleyebilirim.

https://www.ncbi.nlm.nih.gov

Bu yazıya bir yorum yap

Scroll Up
%d blogcu bunu beğendi: