Saç konusu her geçen gün daha büyük bir pazara ulaşıyor. Konuştuğum insanların ekserisi şikayetçi. Ya beklentiler çok yüksek olduğu için ya da taahhütler sonuçlarla pek örtüşmediği için memnuniyetsizlik yüksek düzeyde.

Saç ilacı kullananlar “sırma saçlı” olma hayali kuruyor, saç ektirenler “her teline para verdik, niye dökülüyor?” diyorlar. Aslı epitez olan protez saç (peruk) kullananlar da bakımından şikayet ediyorlar. Bir de kendi kafalarını kaşıyamamak, derilerini hissedememekten…

Şimdi her zamankinden daha çok “iyi bir saç ürünü”ne ihtiyaç var. Kullanımı kolay olmalı ve sonuçları yüz güldürücü… Kolay değil, imkansız da… Biz kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Bir önceki yazıda (iyi saç ürünü) ürüne teknolojik artılar kazandırmaktan bahsetmiştik; şimdi işi biraz daha ileriye götürüp stratum corneumu yani önümüze “Dur Yolcu!” edasıyla çıkan ve aktif maddelerin geçişine engel olan derinin en üst tabakası. Tanımazsak aşamayız, tanırsak karşımızda duramaz, öyle değil mi?

 

Stratum corneum (SC) derinin en üst tabakasıdır. 15-20 kat yassılaşmış ölü hücre tabakasından oluşur. Şekilde gördüğünüz çıkıntı yapmış tabakayı biz çıplak gözle derimizde kurumuş ve kabarmış süt beyazı bir parça olarak görürüz. Bu tabaka tuğlalarla örülmüş bir duvar gibidir.

Stratum Corneum 15-20 kat yassı hücreden oluşmuş derinin en üst tabakasıdır. Bu hücreler ölüdür ve çekirdekleri ile hücre içi organelleri yoktur. Stratum Corneumun yapısı tuğlalarla örülmüş bir duvar gibidir. Tuğlalar bu yassı ölü hücreler, bunları bir arada tutan çimento ise hücreler arası yağlardır. Hücreler arası çimento %50 seramid, %25 kolesterol, %15 serbest yağ asiti ve fosfolipidlerden oluşmuştur. Hücreler arasında tabakalar şeklinde bulunduğu için geçmesi zor bir bariyer (duvar) oluşturur.

Dolayısıyla saça deriden sürülen bir maddenin bu bariyeri aşması gerekmektedir. Aksi takdirde ilacın hedeflenen yerde (dermis, kıl kökü, papilla, yağ bezi vs.) yeterli konsantrasyona ulaşması olası değildir.

Derinin en üst tabakası; görüldüğü gibi bir duvara benzemektedir. Tuğla gibi görülen açık renkli kısımlar yassılaşmış ölü hücreleri, sarı renkli çizgiler ise yağları temsil etmektedir. Stratum Corneum güçlü bir bariyerdir ve nemi (moisture) derinin iç tabakalarında tutarken toksik maddelerin (irritants), mikroorganizmaların ve allerjenlerin deriye nüfuz etmesine engel olur. Ayrıca suyu da geçirmez.

 

İlacın hedeflenen yerde yeterli konsantrasyona ulaşabilmesi için üç ana yol çıkar karşımıza;

  • Stratum corneum hücrelerinin içinden
  • Hücreler arası yağların arasından
  • Kıl şaftı boyunca…

En ideal ve kolay yol, ilacı hücrelerarası yağların arasından hedefe ulaştırmak kabul edilir (1). Bu amaçla kullanılan en iyi ürünlerin başında terpenler gelmektedir. Terpenler ağırlıklı olarak medikal bitkilerden elde edilen, yapıları karbon, hidrojen, oksijenden ve bunların tekrarlarından oluşan moleküllerdir. Genellikle toksisiteleri düşük ve güvenilir kabul edilirler. Sineol ve mentol bu gruptandır ve herhalde kulağınıza tanıdık gelmektedir.

Bariyer fonksiyonu bozulmuş bir deri nemi tutamaz ve kurur. Çünkü epidermisteki suyu tutan bariyer bozulmuştur. Bu tür derileri ne kadar nemlendirici ile korumaya ve nemli tutmaya kalksanız da bunu başaramazsınız. Soğuk havalarda havanın nemi azaldığı için ellerimiz daha kolay kurur. Bu nedenle kuzeyliler çok iyi nemlendirici krem yaparlar; İtalyanlar ve Fransızlar kozmetikte iyi olmalarına karşın nemlendirici konusunda kuzeyliler kadar (öz. Norveç) başarılı değillerdir. 

Yapılan araştırmalar stratum corneum bariyerini aşmak için sineol, mentol ve limonenin oldukça iyi özellikler taşıdığını ortaya koymuştur. Bu maddeler stratum corneumdaki keratinize proteinlerin yapılarını bozarak zararsız yarıklar oluştururlar ve aktif maddeler bu yarıkların arasından akarak hedef dokuya ulaşır (2).

Mentolün serinletici etkisini bilirsiniz. Mentollü sakızlar, ağız kokusunu gidericiler, Vicks, ya da şimdilerde mentollü sigaralar… Bu etkisi deride de işe yaramaktadır. Çünkü mentol aynı zamanda damarları genişletmekte ve o bölgenin daha iyi kanlanmasına yardımcı olmaktadır.

Bu güzel özellikler bazen ürünün formülüne uymayabilir. İster uysun ister uymasın, yapabileceğimiz harika ve kolay bir iş daha var; dermaroller (mikroiğneleme) kullanmak. Evet, üzerinde değişik boylarda titanyum veya çelik iğneler olan bir silindir vasıtası ile derinin en üst ölü bölgesinde küçük kuyucuklar açıp aktif ilacımızın stratum corneum tabakasını kolaylıkla aşmasına yardımcı olabiliriz. Biz de bu ürünü en az mentol ve diğer terpentinler kadar tercih ediyoruz ve çok iyi sonuçlar alıyoruz.

Tipik standart bir dermaroller; üzerinde tercihe göre 180-1100 arası ve değişik boylarda iğneler olabilir. Hedef deri üzerinde gezdirilerek mikrotravma oluşturulur ve kuyucuklar açılır. 

Mikropunktur da denen bu yöntemle stratum corneumda zararsız, kontrollü bir travma oluşturulur, açılan küçük kuyucuklara ilacınız dolar ve epidermis ile dermisin yaşayan bölümlerine daha kolay ulaşır.

Benzer amaçlara ulaşmak için dermastamp (derimühürü) veya dermapen (derikalemi) de kullanılmaktadır.

Değişik amaçlarla kullanılan ve iğne boyları farklı deri stamplarının bir tanesi görülmektedir. Amaç dermaroller ile aynıdır. 

Bu da 10-15 iğneli bir dermapen… Dermarollerin yaptığını yapan şarjlı veya elektrikli bir alettir. Saniyede onlarca vuru yaparak derinin üst tabakasında kuyucuklar açar ve mikrotravma oluşturur. 

Bu tür uygulamalar hekim gözetimi ve önerisiyle olmalıdır. Uygulanacak bölgede aktif akne olması, herpes enfeksiyonu, egzema, psoriasis, kan pıhtılaşma sorunları, keloid eğilimi, radyoterapi ve kemoterapi alan hastalar gibi durumlarda kullanılmamalıdır. Daha doğrusu mutlaka hekim gözetiminde kullanmak gerekir. Evde yapılacak uygulamalarda da hekiminizden sıklık, iğne boyu ve ek uygulamalar için öneri almalısınız.

 

Kullanılacak dermaroller, dermastamp veya dermapenlerin iğne boyları amaca yönelik olarak seçilir. Hangi sıklıkta uygulanacağına hekiminiz karar verir. 

 

Dermaroller kullanma mantığı; kıl kökleri dermise gömülmüş vaziyette bulunurlar. Üstünde epidermis ve en üstte stratum corneum bulunur. Stratum corneum önemli bir bariyerdir ve geçilmesi gerekir. Yazının başlığındaki resimde de olduğu gibi uygun iğne uzunluğundaki dermaroller, dermastamp veya dermapenler stratum corneumda küçük kuyucuklar açarlar. Bu kuyucukların içine dolan saç ilacı köklere daha kolay ulaşabilir. Böylece stratum corneum bariyeri aşılmış olur. Stratum corneum canlı doku, sinir ve damar içermediği için kanama veya şiddetli ağrı oluşmaz. 

  1. http://www.jidonline.org
  2. http://www.mdpi.com
  3. https://www.ncbi.nlm.nih.gov

2 Comments

Bu yazıya bir yorum yap

Scroll Up
%d blogcu bunu beğendi: