Saç dökülmesinde neler yapabileceğine dair siyah çaya mikrofon uzatıldı ve o da anlattı önceki yazımızda. Şimdi yeşil çaya da söz vermek gerek. Bakalım o neler yapabiliyor? Yeşil çayın cilt kanserini önleyici ve immun sistemi aktive ederek inflamasyona karşı koruyucu etkileri üzerine çok sayıda çalışmaya ulaşabilirsiniz. Ayrıca bu etkilerin yeşil çayın içinde bulunan polifenolik bileşikler sayesinde olduğu da yapılan araştırmalar sonucu artık yadsınamaz bir gerçek. Aynı zamanda yeşil çayın eritem, ödem gibi problemlere iyi geldiği de raporlanmış. Ancak yeşil çayın ya da içindeki polifenollerin saç gelişimine etkisi üzerine çalışmalar yok denecek kadar az. Bu yüzden sizlere alanında değerli bir çalışmayı sunmak istiyorum.

Birazdan izleyeceğiniz film tamamen gerçek bir deneyden kurgulanmıştır. Şimdi sizleri birazdan okuduklarınızı kafanızda canlandırmaya davet ediyorum. Yüzlerce farenin yaşadığı bir köy düşünün. Öyle hemen tiksinmeyin. Bilimde karanlıkların aydınlığa kavuşmasında deney hayvanlarının rolü çok büyüktür. Bu köyde zamanla altı aylık farelerin bir kısmının belirli bölgelerinde kendiliğinden saç dökülmesi olduğu gözleniyor. Ve bu farelerden 60 tanesi toplumdan izole edilip ayrı ayrı evlere yerleştiriliyor. Hepsinin ortak özelliği enfeksiyon taşımamaları ve aynı yemekle beslenmeleri.

Polifenollik bileşiklerin kralı Epigallocatechingallate (EGCG)… Her bir kapalı halka fenol olduğu için isim poli(çok) fenolik(fenollü) oluyor. Şahane bir görev molekülü, kanser hücrelerinin bölünmesini yavaşlatıyor, hücrelerdeki oksitlenme ve paslanmalara engel oluyor, saç çıkarıyor, deri yaşlanmasını geciktiriyor. Daha ne olsun…

Aynı özelliklere sahip bu 60 fareyi rastgele ikiye ayırdığınızı düşünün. Bunlardan 30 tanesi normal su içiyor. Ancak diğer 30 tanesi sadece yeşil çaydan elde edilmiş polifenollerden zengin suları içiyorlar. Yaşadıkları ortamlar da benzer özelliklere sahip. Ayrıca beslenme ve su alımı konusunda farklılıkları değerlendirmek için bu farelerde her ay rutin kilo ölçümü yapılıyor.

Günler, haftalar, aylar geçiyor. 6 ay sonunda farelerde inceleme başlatılıyor. Yeşil çayla beslenen farelerin %33’ünde 6 ay içinde tekrar saç uzaması meydana geldiği gözleniyor. Ayrıca bu gruptan hiçbir farede saç dökülmesinde ilerleme söz konusu değil.

Global bakış diye bir tabir var efendim bilirsiniz. Hani şu bizim memlekette pek bulunamayan cinsten. Eskiden bir şey ortalıkta bulunamayınca Tahtakale, Amerikan Pazarı gibi yerler birer umuttu. Şimdi memlekette ne ortalıkta ne zulada “global bakış” yok, dünyayı okuyabilen insanlar Tahtakale’yi boylamışlar, ardından yetişen olmamış. Yetişenleri de üniversetilerde çay yaprağı niyetine biçip, çay niyetine içmişler… Neyse efendim, yukarıdaki diyargram da çay polifenollerine global bakış…

Normal suyla beslenen farelerin %8’inde ilerleyici saç dökülmesi gelişiyor. Yani yeşil çayla beslenen farelerde saç gelişiminde normal su içenlere kıyasla artış gözleniyor. Kontrol grubu yani normal suyla beslenenlerde cilt enfeksiyonları da baş gösteriyor. Ayrıca kontrol grubunda alopesik alanlarda ne kendiliğinden iyileşme ne de saçın yeniden uzamasına rastlanıyor. Yani ya daha kötüleşiyor ya da hiç iyileşme olmuyor, normal su içenlerde. Her iki grupta da kilo alımı veya kaybı açısından bir farklılık gözlenmiyor. Filmimizin sonunda bilimsel çalışmaların tadını almış farelerimiz, bir tıp fakültesinde gönüllü olarak çalışmaya karar veriyorlar, özellikle yeşil çay içenler.

 

Yukarıdaki fotoğraflarda farelerdeki alopesik bölgelerin yeşil çay tedavisinden önceki ve sonraki halini görmektesiniz.

Yönetmenleri Adeleh Esfandiari ve Paul Kelly olan California yapımı bir film izlediniz. Peki, yeşil çayın saç gelişimi üzerine etkisini gösteren bu çalışma hangi karanlık noktalara ışık tuttu? Evet, bazı farelerde başarılı bir şekilde saç uzamasına neden olduğu görüldü. Ancak bundan daha önemli olan belki de gözden kaçabilecek bir nokta şu ki, yeşil çaydaki polifenoller saçı uzatmasa bile saç dökülmesinin ilerlemesini önleyici etkiye sahip. Ayrıca yeşil çayla beslenen grupta hiç enfeksiyon olmaması, bu konuda da koruyucu role sahip olduğunu gösteriyor. Yine bu araştırmada saç yapısına daha ayrıntılı bakıldığında saç foliküllerinde büyüme olması da yeşil çayın iddialı etkilerinden biri.

Tamam, deney hayvanlarında başarılı bir çalışma yapılmış ve sonuçları gayet yüz güldürücü. Herkesin aklına ‘İnsanlarla da yapılmış bir çalışma var mı, onun sonuçları neler?’ gibi sorular gelmiştir mutlaka. Tabi ki var, bir sonraki yazıda vizyonda…

https://www.ncbi.nlm.nih.gov

 

Bu yazıya bir yorum yap

Scroll Up
%d blogcu bunu beğendi: