Yollarda dikkat işaretlerini çok görmüşsünüzdür. Genelde yol daraldığında, bir şerit kapatıldığında bu işaretlerden koyarlar. Biz ise daralma için değil genişleme için kullanıyoruz “dikkat” ifadesini; hatta bir kere dikkat demek yetmiyor, dikkat dikkat diyoruz.

 

İnsanların fiziksel ölçülerinden birtakım sağlık çıkarımları yapmak eskiden beri yararlı sonuçlar vermektedir. Bunların en önemlilerinden bir tanesi VKİ (vücut kitle indeksi) ya da İngilizce tabiri ile BMI (body mass index)’tir.

 

Bu rakama şöyle ulaşabilirsiniz: Kilonuzu boyunuzun metre cinsinden karesine böleceksiniz. Yani (örneğin kilo 80, boy 1.82; VKİ=80/(1.82×1.82)=24.15). Gördüğünüz gibi bu kişide VKİ=24.15. Oldukça güzel bir rakam. Ancak aynı boyda bir kişi eğer 97 kilo ise bu sefer rakam (97/(1.82×1.82)=29.28 oluyor ki, sorunlu bir rakam. Hesaplar böyle uzayıp gidiyor.

VKİ uzun zaman önemli bir risk tahmin etme parametresi olarak kullanıldı. Sonraları daha iyi bilgiler veren bir parametre daha da tercih edilir oldu; o da “bel çevresi ölçümü” (İng. waist circumference) (1).

 

Şekil 1: Dünya Sağlık Örgütüne göre şişmanlığın Vücut (beden) Kitle İndeksine göre sınıflaması…


Şekil 2: Yaşla birlikte normallik değerlerinde küçük oynamalar olabilir.

Şekil 3: Burada, basitçe boyunuz ve kilonuzdan birer çizgi çekerek ne kadar kilolu olduğunuzu görebilirsiniz.

Şekil 4: Bel çevresinin nereden ölçüleceğine dair küçük ekol farklılıkları vardır. Dünya sağlık örgütü (WHO) leğen kemiğinin en üst noktası ile en alt kaburganın tam ortasından ölçüm önermektedir. Amerikan Sağlık Enstitüsü (NIH) basitçe leğen kemiğinin üst sınırından ölçüm yapmayı önermektedir.

 

Şekil 5: Amerikan standartlarına göre yapılan ölçümün yandan görünümü. Tam leğen kemiğinin üst sınırından ölçüm yapılır (Kırmızı çizgiler bu sınırı belirler.).

 

Şekil 6: Erkekler (men) ve kadınlar (women) için normal ve riskli sınırlar. Bel çevresi erkeklerde 102 cm, kadınlarda 88 cm’in üzerinde ise ciddi sağlık sorunları (diyabet, tansiyon, metabolik sendrom, kardiyovasküler hastalıklar vb.) sizi bekliyor demektir.

 

 

Bel çevresi 100 cm (40 inch)’den daha geniş olan erkeklerin, bel çevresi 74-86 (29-34 inch) arasında olanlara göre tip 2 diyabet hastalığına yakalanma risklerinin 12 kat fazla olduğu belirlendi. Aynı zamanda bel çevresi ölçümünün tip 2 diyabet hastalığına yakalanma riski açısından vücut kitle indeksinden daha iyi bir kriter olduğu da bilimsel olarak gösterilmiş durumda.

Araştırmalar elma tipi (genelde erkek tipi kabul edilir) şişmanlıkla armut tipi (genelde kadın tipi kabul edilir) şişmanlık arasında hastalık riski açısından önemli farklar olduğunu da ortaya koymuştur.

Elma tipi şişmanlık vücut yağlarının daha çok orta bölgede (karın-bel) toplanması ile karakterize şişmanlıktır. Armut tipi şişmanlıkta ise vücuttaki fazla yağlar daha aşağıya (kalça)  yayılmış olarak bulunur. Bel çevresinin kadınlarda 90 cm (35 inch)’den daha geniş olması tip 2 diyabet riskini benzer oranlarda artırmaktadır. Bel çevresinde 1-2 cm’lik bir düşüşün bile başta diyabet olmak üzere inme (felç), kalp krizi ve kan şekeri yüksekliğinde anlamlı iyileştirmelere neden olduğu da bir gerçektir (2).

Ancak bel çevresi incelmesi zaman isteyen bir süreçtir ve çok sık ölçümlerle kişi moral düzeyini düşürmemelidir. En iyi takip haftada bir kez yapılan ölçümlerle bel çevrenizdeki azalmayı takip etmektir (3).

 

Kadınlar daha çok armut tipi şişmanlığa yatkındır. Estetik kaygılar bir yana bırakılırsa bu tip şişmanlık tip 2 diyabet, kalp krizi ve inme açısından daha düşük risk taşımaktadır. Kadınlarda armut tipi yağ dağılımının asıl nedeni ise östrojen (kadın cinsel hormonu)’dir. Böylece kadınların üretken oldukları dönem boyunca yani menopoza girinceye kadar adı geçen hastalıklara yakalanma riskleri erkeklerden daha düşüktür. Ancak menopoza girdikten sonra ilaç olarak östrojen kullanımının aynı yararları sağlayıp sağlamadığı halen tartışılan bir konudur.

 

Menapoz sonrası östrojen kullanımının meme kanseri, kan pıhtılaşma hızı, inme ve hatta hafıza kaybı riskini artırdığı bilinmektedir.

Menapozda ortaya çıkan depresif duygulanım bozuklukları, sıcak basmaları, yorgunluk, konsantrasyon bozuklukları gibi pek çok şikayetin tedavisinde östrojen kullanan kadın sayısı oldukça fazladır. Ancak önemli riskleri de olan östrojen kullanımının mutlaka hekim kontrolünde yapılması gereklidir.

 

  1. http://circ.ahajournals.org
  2. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  3. http://onlinelibrary.wiley.com

 

Scroll Up
%d blogcu bunu beğendi: