Önceki yazılarımızda (saç ürününün özellikleri1), (saç ürününün özellikleri2), (saçın beslenme ile desteklenmesi) ideal bir saç ürününde olması gereken bazı özelliklere değinmiştik.

Bu yazımızda biraz da bu ürünlerin içine konan maddelere eklenmesi gereken teknolojiden bahsedelim.

Ne demek bu? Şu demek efendim: Suyun içinde çözünen bir maddeyi kafanızın üstüne koydunuz… Eee süs biberi gibi duracak mı orada?

Derimizin tabakaları: Altta dermis ve onun üstünde epidermis. Epidermisin en üst tabakası da stratum corneumdur ve güçlü bir bariyerdir. 

 

Suyu zamanla buharlaştı, peki madde? Denize girdiğinizde şahit olmuşsunuzdur. Üstünüz kuruyunca tuzlar meydana çıkar, derinin üstünde kalıverirler. Çünkü deri onları içine almaz; suyu zaten içine almaz ve su kaybına da engel olur. Yoksa hepimiz suya girince şişerdik ya da normal zamanda kururduk. Ama öyle olmuyor, çünkü deri suyu ve suda çözünen maddeleri kabul etmiyor.

Sağlıklı deri içine su almadığı gibi su kaybına da engel olur. Deriyi nemlendirmek demek onun kuru üst tabakasında suyu kremlerle hapsetmek demektir. 

 

Demek ki birtakım faydalı maddeleri saçlı deriye koymak yeterli değil; onların deriye emilmesi için bir şeyler yapmak lazım.

Hepiniz bilirsiniz yağlar deriden daha iyi emilir. O nedenle cilt kremleri ya su içinde yağ ya da yağ içinde su formlarında üretilir. Su derinin en üst tabakasını nemlendirmek içindir. Yağ da önce üstte bir tabaka oluşturur, suyu arada hapseder. Sonra emilir ve siz fark edersiniz ki derinizin üzerinde yağ kalmamış. Bunu cildinize zeytinyağı sürünce dahi gözlemleyebilirsiniz.

Zeytinyağı uçmaz, buharlaşmaz. Ancak bir süre sonra derinin üzerinden kaybolur, yani emilir. Ama su asla emilmez, buharlaşır.

Demek ki bir teknoloji ile saçın köküne ulaşmasını istediğimiz ürünleri çözmeli ve emdirmeliyiz. Bu konu farmasötik teknolojinin (ilaçların dizaynı, üretilmesi, sorunların giderilmesi vs. ile uğraşan ana bir dal) önemli konularından bir tanesidir.

Derimizin epidermis tabakası tıpkı örülmüş bir duvar gibidir. Hücreler tuğla, aradaki yağlar da çimento görevi görür ve güçlü bir bariyer (duvar) örerler. 

Bu konu oldukça karmaşık ve özetlemeye ihtiyacı var; biz bir iki tane “ilaç dağıtıcı sistem”den ve bir de “deriye nüfuzu artırıcı”lardan bahsedelim. Daha önce deriye nüfuz edebilen bir yapının karakteristik özelliklerini sayalım:

 

  • Molekülün küçük olması,
  • Yağda çözünürlüğünün yüksek olması ve
  • Az miktarlarının etki için yeterli olması gerekir (1).

Bu üç özelliğin asıl nedeni derinin en üst tabakası olan stratum corneumun vücudu toksinlerden korumak için geçirgenliğinin azaltılmış bir yapı olmasından kaynaklanıyor. Bu nedenle suda çözünen, büyük moleküller derinin bu tabakasını geçmekte zorlanır.

Derinin en üst tabakası olan ve ölü hücreler, sebum vs.den oluşan stratum corneum bizi mikroorganizmalardan, toksinlerden ve allerjenlerden korumak için dizayn edilmiştir. 

Bir ilaç ya da madde deriye üç yoldan nüfuz edebilir.

  • Hücre içinden geçerek (transsellüler)
  • Hücrelerin arasından (intersellüler)
  • Kıl şaftı boyunca (kıl kılıfı boyunca) (2).

 

Bir saç ilacı deriye üç türlü nüfuz edebilir. 1; kıl şaftı boyunca, 2A; hücrelerin içinden, 2B; hücrelerin arasından… Hücrelerin arasından geçebilmek için yağlarda iyi çözünmesi lazım ki, çimento tabir ettiğimiz yağların arasından kayabilsin. 

 

Stratum Corneum ciddi bir bariyer olduğu için saç ürünü ile bu bariyerin geçici olarak ortadan kaldırılması ya da bir şekilde aşılması gerekmektedir. Bu amaçla kullanılan onlarca yöntem vardır.

İlaç Dağıtıcı Sistemler (Drug Delivery Systems)

Nano (çok küçük, milimetrenin yüz binde biri) partiküller içine hapsedilmiş aktif madde stratum corneumu kolay geçebilir. Bir de bu nanopartikül yağda çözünen bir çepere sahipse işiniz daha da kolaylaşacaktır. Bu maksatla kullanılan lipozomlar da kullanılabilir. Lipozomlar küre şeklinde üretilmiş ve içine ilaç yüklenebilen kolesterol ve toksik olmayan fosfolipidlerden üretilmiş taşıyıcı sistemlerdir. Temel olarak insan vücut hücrelerinin zarını taklit eder (3).

Şekilde bir deforme olabilen nanopartikül görülmektedir.  İçinde ilaç olan bu çok küçük küre hücrelerin arasından esneyerek geçer sonra yeniden kendi formuna döner. Bir süre sonra midede yemeklerin erimesi gibi erir ve içindeki ilacı hedef deriye bırakır. 

Deriye Nüfuzu Artırıcılar (Penetration Enhancers)

Stratum corneumun bariyer fonksiyonunu geriye dönüşümlü olarak ortadan kaldıran maddelere nüfuz artırıcılar denmektedir. En iyi bilinenleri propilen glikol, alkoller ve DMSO’dur (4). Bunlar stratum corneumun üzerindeki ölü dokuyu geçici olarak eritir ve ilaçların geçmesine izin verirler.

Böylece stratum corneum bariyeri geçilmiş olur.

Deri üzerinden kullanılan saç ürünlerin etkinliğini artırmak için bu tür teknolojik yöntemlerden faydalanmak gerekiyor. Ve biz faydalanıyoruz:-).

Bir de mekanik yardımcılar var, o da bir başka yazıya…

  1. http://www.jidsponline.org
  2. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  3. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  4. https://www.ncbi.nlm.nih.gov

 

 

2 Comments

Bu yazıya bir yorum yap

Scroll Up
%d blogcu bunu beğendi: