Erkek ve kadın tipi androgenetik saç dökülmesinde saç folikülünde olan hadiseler aynıdır; minyatürizasyon, terminal (olgun) saç tellerinin vellus (cansız, renksiz, cılız) haline dönüşmesi ve nihayet dökülmesi…

Ancak erkeklerde genellikle ön (frontal), yan (temporal) ve tepe (vertex) bölgeleri tutan kellik kadınlarda genellikle tüm saça yayılmış olarak (yaygın seyrekleşme) ya da farklı bölgelerde yoğunlaşmış olarak karşımıza çıkmaktadır. Kadın tipi dökülmenin androjenlerle (testosteron ve östrojen) erkeklerdeki gibi bir ilişkisinin açıkça ortaya konamaması da tanımlamanın erkeklerden farklı olmasına neden olmuştur.

Bu nedenle erkek tipi dökülmeye “androgenetik alopesi” (yani testosteron ve genetik etkilerin ön planda olduğu) denirken, kadınlardaki dökülmeye “kadın tipi saç dökülmesi” (androgenetik kelimesi yoktur) denmektedir.

Dünya ortalamalarına göre her dört kadından bir tanesi saç dökülmesi sorunu ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu oran menapozla birlikte her dört kadından ikisine, bazı toplumlarda bunun da üzerine çıkabilmektedir. 

Yine de tanımlama ve başlama yerleri farklı olsa bile sonuçta her iki cinste de kellik aynı noktaya ulaşmaktadır.

Kadınlarda saç dökülmesi sorunlarına karşı duyarlılık iki yaş grubunda pik yapmaktadır. Birincisi 25-40 yaş aralığı yani doğurgan dönemde, ikincisi ise 50-60 yaş aralığı yani menapoz döneminde.

Kadınlarda saç dökülmesi bazen gereksiz yere abartılan bir durumdur. Her insanın günde 70-100 adet saçının dökülmesi normaldir. Kadın saçı genel olarak uzun olduğu için sanki dökülme normalden fazlaymış gibi bir algı oluşabilir. Bu diyagramdaki 1-3 nolu dökülmeler fizyolojiktir. 4 kritik eşiktir; 5 ve 6 ise acilen önlem alınması gereken saç dökülmesi miktarlarını göstermektedir. 

Kadınlarda alopesinin ana nedenlerinin ilki androgenetik değildir. Çoğu vakada kanda testosteron düzeyleri normaldir (1). Bu ilk etapta kadın tipi kellik durumlarında ayrıntılı araştırmaya androjenleri niçin dâhil etmediğimizi açıklamaktadır.

Her ne kadar kadınlarda testosteron ve dihidrotestosteron saç dökülmesinde çok etkili değildir desek de bazı dirençli vakalarda yapılan analizler bizi yine androjenlere getirmektedir. Şekildeki kadın 5 alfa redüktaz enzim blokajı yapılarak tedavi edilmiştir. (A) tedaviden önce (B) tedaviden 6 ay sonra…   

Kadınlarda görülen genel saç dökülmesi paterni saçların uzunca bir sürede incelmesi ile seyreder; bu incelmeye saç dökülmesi eşlik edebilir veya etmeyebilir. Genellikle ön (frontal) saç çizgisi korunur ve saçlarda erkeklerde sıkça karşılaşılan minyatürizasyon şiddetli değildir. Bunlar genellikle kadın tipi saç dökülmesinde androjenlerin ana unsur olmadığı tezini destekler.

Kadınlarda başlıca üç tür saç dökülmesi tipi ile karşılaşılmaktadır.

  • Tepe bölgesinde yaygın saç teli incelmesi. Bu tür dökülmede genel olarak ön bölgedeki saçlar korunmuştur (Ludwig tipi).
  • Ön orta bölgede saç ayrım hattının genişlemesi ile ortaya çıkan dökülme. Genellikle yaygın saç dökülmesi yoktur. Bu tür dökülme “Yılbaşı ağacı paterni” olarak bilinir (Olsen tipi).
  • Alnın her iki tarafında yanlara doğru saç hattının gerilemesi (Hamilton tipi). Bu tür dökülme erkek tipine benzemektedir. Saç hattı iki yandan gerilemiş ve erkeğe özgü M (veya V) tipi saç hattı ortaya çıkmıştır (2).

Kadınlarda saç dökülmesi paternleri; birinci sıra en tipik ve yaygın dökülmeyi oluşturmaktadır. Saç orta hatta bir açılma ile dökülmektedir. Alt sırada ve en sağdaki dökülme şekli ise daha çok erkek tipi olarak kabul edilmektedir. 

Kadınlarda saç dökülmesinin nedenleri erkekler kadar açıkça ortaya konamamıştır. Saçın döngüsü kabaca erkeklerle aynıdır. Yani anagen (büyüme) fazındaki saçın ömrü 2-8 yıldır. Saçın duraklama dönemi (catagen) fazı 2-3 hafta, telogen yani saçın dökülme dönemi de yaklaşık 2-3 ay sürer. Bu analize göre toplam kadın saç telinin %80-90’ı aktif büyüme fazında, %10-20’si dökülme döneminde ve az bir kısmı da duraklama fazında bulunur.

Kadın tipi saç dökülmesinde göze batan değişim anagen yani aktif uzama fazının kısalmasıdır. İkinci bir husus, dökülme fazı bittikten sonra dermal papillanın (doğurgan bölgenin) yeni bir saç teli üretmeye başlamasındaki gecikmedir.

Kadın ve erkek tipi saç dökülmesindeki farklılıklara rağmen tedavi yaklaşımları genellikle unisextir. Bununla birlikte kadınların kan tablosu, vitamin ve mineral profilleri, hormonal durumları saç dökülmesini erkeklerden daha çok etkilemektedir. Bu tür metabolik sorunlar giderildikten ve eksiklikler tamamlandıktan sonra, elimizde erkeklerde de uygulanan tedavi yöntemleri kalmaktadır. Bu yöntemlerin en bilinenleri minoxidil, 5 alfa redüktaz inhibitörleri, bazı vakalarda östrojen (bu durum erkekten farklıdır), saçlı deriye kök hücre veya büyüme faktörleri nakli, lazer – ışık tedavileri ve saç ekimi olarak sıralanabilir (3). Ancak bunların yeterli olduğunu söylemek zordur.

Kişiye özel saç ürünlerinin (daha genel anlamda kişiselleştirilmiş tedavi) önemi de bu noktada ortaya çıkmaktadır. Kadınlarda eğer tedavi iyi planlanırsa erkeklerden daha hızlı ve kolay cevap alınmaktadır. Özellikle iyi bir metabolik ve biyokimyasal analiz, hormonal nedenlerin ekarte edilmesi (elenmesi) durumu daha da yönetilebilir hale getirmektedir.

 

  1. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  2. http://www.scielo.br
  3. https://www.ncbi.nlm.nih.gov

1 Comment

Bu yazıya bir yorum yap

Scroll Up
%d blogcu bunu beğendi: