Bu yazıyı biraz daha heyecanlı yazıyorum ne yalan söyleyim. Bir yazıyı yazmaya başlamadan önce mutlaka konu ile ilgili araştırma yaparım. Hem kafamdakileri derleyip toplamama yardımcı olur hem de bilmediğim şeylerin farkına varırım. Yine aynı prosedürü uyguladım bu kirpik konusunda. Ama süreç biraz daha farklı oldu. Yeni öğrendiklerim beni o kadar heyecanlandırdı ki anlatamam size.  Bunun şerefine biraz farklı bir giriş yapacağım yazıma.

 

*

“Gamzeler kim can iline tir-i müjgan yağdurur
Benzer ol Tatere kim sihr ile baran yağdurur.”

 

(NECATİ)

(Can iline kirpik oku yağdıran (böylece beni ağlatan) gamzeler.

Büyü yapıp yağmur yağdıran tatara benzerler.)

 

*

Lütfu katı as görünür, cevri çok
Kaşların yay etmiş, kirpiklerin ok.

 (KULOĞLU)

 

Göz kapağının en önemli aksesuarlarından birisi kirpiklerdir. Gözleri koruma vazifesinin yanında yüz ifadesi, hüzün ve sevinç gibi ifadelerde de kaşlar ve gözlerle bir bütünlük oluşturmaktadır. 

Evet her iki şiirin de bize anlattığı gibi kirpikler insan estetiği için olmazsa olmaz bir diğer unsur (kaşları da unutmayalım). Birçok toplumda da olduğu gibi bizim toplumumuzda da “uzun”, “kalın” ve “eksizsiz” kirpiklerin olması güzelliğin, kadınsallığın ve cazibenin bir simgesi olmuştur. Bunun tam tersi ise cazibenin kaybolmasına ve kişinin belki de psikolojik problemlerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Peki nedir bu kirpikler, ne işe yarar ve yapıları nasıldır?  Kirpiklerin en hayati görevi kaşlarda da olduğu gibi gözleri korumaktır. Güzelliği göremeyince kirpiklerin sağladığı güzelliğin çok da bir faydası olmayacağı için kirpikler de en önemli görevini gözleri korumak olarak benimsemişler. Göze doğru gelen toz ve benzeri parçacıkların göze girmeden önünde perde gibi duran kirpikler, bu parçaçıkların takılarak gözden uzak tutulmasını sağlamaktadır. Bir düşünün gözünüze küçük bir parça takıldığında ne kadar acı verdiğini ve çıkartmak için ne kadar uğraştığınızı. İşte kirpiklerimizin olmaması durumunda günümüzün çoğunda gözümüze takılan parçacıkları çıkarmaya uğraşacak-acı çekecek ve ne işimizi yapabilecek ne de hayattan zevk alabilecektik.  Sadece tozlar ile sınırlı değil bu koruma görevi tabi ki. Aynı zamanda ter için de geçerli bu mekanizma… Daha ilginci gün ışığına karşı da koruma sağlamakta. Kirpikler sadece pasif mekanik koruma gerçekleştirmiyor ayrıca… Üzerine oturdukları göz kapakları aracılığı ile bir refleks yapısı oluşturarak kirpiklere temas eden daha büyük parçacıklarda ya da küçük canlılarda (sinek vb) bir reseptör görevi görerek göz kapaklarının kapanmasını sağlıyor. Böylelikle yabancı cismin göze temasını engelliyor.

Göz ve etrafındaki yapılar… Özellikle kirpikler Tanrı’nın verdiği koruma görevlerinin yanında insan simasına büyük anlam katmaktadır. Bu nedenle özellikle kadınlar için vazgeçilmez unsurlardır. 

Kirpiklerin oluşması anne karnında başlıyor. Kollarda ve göğüste çıkan kıllar gibi sonradan gelişen kıllar değil yani. Yapısal olarak saça oldukça benziyorlar ama farklı yönleri de var. Özellikle seks steroidleri dediğimiz testosteron ve türevi hormonlardan etkilenmiyorlar. Hatırlarsanız özellikle erkek tipi saç dökülmesinin en önemli nedenlerinden birisiydi bu seks steroidleri. Ayrıca yine saçlardan farklı olarak kirpikte erektör pili dediğimiz kıla tutunan minik kaslar bulunmuyor.  Saçtan ayıran bir diğer özelliği ise kirpiklerin renginin yaş ile beraber değişmemesidir. Yani saçınız belli bir yaştan sonra beyazlarken kirpikleriniz beyazlamaz.

Bizim aksesuar ve güzellik unsuru olarak gördüğümüz kirpiklerin altında müthiş bir mühendislik yatmaktadır. Düşünün kirpiklerin sadece göz kapaklarının uçlarında değil de saç gibi tüm göz kapağında çıktığını…

Kirpikler tüm vücuttaki kıllara kıyasladığımızda en kalın ve en pigmente (koyu renkte) olanıdır. Belki de bu yüzden estetik olarak daha fazla dikkat çekiyorlar. Kirpikler kendi aralarında da farklılık gösterirler. Örneğin alt kirpikler daha ince ve kısadır. Üst kirpikler ise daha kalın ve uzundur. Sayılarla bunu belirtmek gerekirse üst kirpikler yaklaşık 1 cm uzunluğa sahipken alt kirpikler 6-7 mm de kalmaktadır. Ayrıca bazı kişilerde üst kirpikler 1.5 cm uzunluğa ulaşabilmektedir. Sayısal olarak bakıldığında toplam kirpik sayısı 500-600 civarındadır. Her gün 3-5 tanesi dökülmektedir. Ortalama büyüme hızları ise günde 0,15 mm olarak tespit edilmiştir. Tabi unutmamak lazım bu sayılar kişiden kişiye, ırktan ırka değişiklik gösterebilmektedir. Unutmadan çok şaşırdığım bir özelliği daha vurgulamam lazım. Alt kirpikler tek sıra iken üst kirpikler iki bazen de üç sıradır. Bu bilgiyi okuduğumda gittim ayna karşısında kendi kirpiklerimi inceledim.  Üç sıraymış, saydım rahatladım.

 

Bence bu kadar kirpik bugünlük yeter. Umarım yararlı olmuştur. Saygılarımla.

 

28 yaşında ilk çocuğuna hamile bir yeryüzü meleği… Onun sevindiğini görmenin yeri doldurulamaz. Sadece 15. gün… 

Bilimin ışığında kişiye özel çözümler…

 

Bu yazıyı yazan sevgili meslektaşım Dr.r3d’e en içten saygı ve sevgilerimi gönderiyorum…

 

Cohen
Joel L. Enhancing The Growth Of Natural Eyelashes: The Mechanism Of Bimatoprost-Induced Eyelash Growth. Dermatol Surg 2010;36:1361–1371

Elder Mark J. Anatomy And Physiology Of Eyelash Follicles: Relevance To Lash Ablation Procedures. Ophtalmic Plastic And Reconstructive Surgery Vol.13, No. 1 Pp21-25

Jones  Derek. Enhanced Eyelashes: Prescription And Over-The-Counter Options. Aesth Plast Surg (2011) 35:116–121

Lavker  Robert M.  Et Al. Stem Cells Of Pelage, Vibrissae, and Eyelash Follicles: The Hair Cycle

Tbmor Formatio. Annals New York Academy Of Scıences. P214-225

 

 

Bu yazıya bir yorum yap

Scroll Up
%d blogcu bunu beğendi: