Kolesterol işi bu kadar karışıkken eğer bir de biz kafanızı karıştırırsak temel felsefemize aykırı hareket etmiş oluruz. Bu yazıdaki öneriler tamamen bilgilendirme amaçlıdır ve kolesterol konusunda “güvendiğiniz hekime” danışmadan nefes bile almamalısınız ki, yaptıklarınızın size yararı olsun.

Piyasadaki “mucize, soruna kökten çözüm, yağları eritip böbreklerden attırıyor” gibi yalanlara lütfen tevessül etmeyiniz. Kolesterolü yüksek bir hastaya ilaç başlamak tamamen onu takip eden hekimin yetki ve sorumluluğundadır. Kimse bir başkasına ilaç önermemeli, bir başkasına yararlı olan bir ilacın size de yararlı olabileceğine kendiniz karar vermemelisiniz.

Bu yazıda önerilenler de aynı mantık içinde sizin “mutlaka hekiminizle konuşup, kararlaştırmanız gereken” önerilerdir. Hepsi mi? Elbette hayır. Kolesterolden bağımsız olarak “hayat tarzı değişiklikleri” sizi sadece yüksek kolesterolden değil (eğer hala bundan korkuyorsanız) diğer tüm kronik hastalık risklerinden korur.

  • Günlük hareket miktarınızı en az yarım saat ARTTIRIN; yarım saat hareket edin demiyoruz, her ne kadar hareket ediyorsanız, onun üzerine yarım saat koyun. Çünkü sizin kolesterol sorununuz mevcut hareket etme miktarınıza rağmen var, demek ki yetmiyor.
  • Sağlık ve iş durumunuza göre günlük aktivitelerinizi gün içine yayın. Evinizden çıkıp bir durak yürüyün, öyle toplu taşıma aracına binin, bakkala birden fazla gidin, asansör kullanmayın vs. Hiç olmadı evde telefonla konuşurken oturmayın, yürüyün.
  • Margarini hayatınızdan çıkarın; katı yağ ihtiyacınızı tereyağından karşılayın ancak abartmayın.
  • Sızma zeytinyağını soğuk olarak düzenli tüketin. Sızma zeytinyağı ısıl işlem görürse yararı azalacaktır. Ancak ekonomik durumunuz el veriyorsa, başka yağ kullanmayın. Kullandığınız yağın kalitesinden emin olun.
  • Lifli gıdalar tüketmeyi unutmayın (prebiyotikler). Prebiyotik ve probiyotiklerin bağırsak sağlığı için vazgeçilmez olduklarını aklınızdan çıkarmayın.
  • Glisemik indeksi yüksek gıdalardan uzak durun (bu da ayrı bir yazı konusu); ama bunu tüm şekerlerden uzak durun şeklinde anlamayın.
  • Kan kolesterolünüzü asıl yükselten yağlar değil, glisemik indeksi yüksek gıdalardan alınmış şekerlerdir. Eğer bu tüketiminizi azaltır ve hareket ederseniz kolesterolünüz kesinlikle düşer.
  • Hekiminize B grubu vitaminlerin ve özellikle B3 (niacin)’in size yararı olup olmayacağını danışın (1).
  • Şekersiz çay için, siyah veya yeşil hangisini tercih ediyorsanız.
  • Kontrollü bir şekilde ceviz, fındık, Antep fıstığı veya çiğ badem tüketin. Bu çerezlerin yakın bir zamanda kapsüllere konup hastalara reçete edileceğinden emin olabilirsiniz. Keten tohumu da tüketebilirsiniz (2).
  • Hekiminize çörek otu ve yağı (3), zencefil, curcumin, fesleğen, ginseng vb. bitkisel gıda takviyelerinin yararı olup olmayacağını danışın (4).
  • Akdeniz tipi beslenin (meyve, sebze, balık, kümes hayvanları, yumurta ile süt ve fermente süt ürünlerine (probiyotikler) ağırlık verin. Bu konu ayrı bir yazı konusudur burada kesiyorum (5).
  • Son söz olarak lütfen zayıflayın ve eğer sigara içiyorsanız bırakın veya hiç olmadı azaltın.

İşin özü kolesterolden o kadar da korkmayın. Ancak sağlıksız beslenmekten, glisemik indeksi yüksek gıdalardan uzak durun. Hiç ekmek yememek gibi bir hedef belirlemeyin. O kadar çok tuzlu yiyoruz ki, ne kadar azaltsanız yine de fazla; buna dikkat edin. Evde pişmeyen yemeklerin sağlıklı olma ihtimalinin sağlıksız olma ihtimaline göre daha düşük olduğunu bilin.

Sonra iyi kim, kötü kim, çirkin kim siz karar verin.

 

  1. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  2. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  3. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  4. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  5. https://www.ncbi.nlm.nih.gov

 

Scroll Up
%d blogcu bunu beğendi: