Abraham Maslow Yahudi göçmen bir ailenin çocuğu olarak büyür New York’ta… Epey renkli ve sevimsiz bir eğitim hayatı olur; sıkıntılar, sancılar, ötelenmeler, itilmişlikler vs. Zamanla psikoloji alanında derinleşir ve kendi adıyla anılan “ihtiyaçlar hiyerarşisi” teorisini ortaya atar. Bu teoriye göre insani ihtiyaçlar belirli kategorilere ayrılmıştır.

En altta hayvani tarafımızla ilgili olanlar var; yemek, içmek, uyumak, cinsellik, boşaltım vs. Hemen üstünde sağlık, aile, iaşe, ibate, iş, mülkiyet güvenliği gibi kavramlar var. Bu iki katman piramidin temelini oluşturuyor.

Maslow Piramidinin Türkçe’ye çevrilmiş hali… Ufak tefek çeviri farklılıkları olabilir. Özetle en alt basamak insan vücudunun bedeni (fizyolojik anlamında) ihtiyaçlarını temsil ederken, bir üst basamak ‘kendini güvende hissetme ve gelecek kaygısı taşımama’ olarak özetlenebilecek unsurlar içeriyor. Bu iki basamağı halleden birey/toplum daha ince ve insani ya da içsel güzelliğe yönelik adımlar atıyor. 

Sonra arkadaşlık (dostluk), mahremiyet ve yine aile gibi ama bu sefer tensel değil tinsel kavramlar var. Resimden piramidi inceleyebilirsiniz. Üste doğru kavramlar inceliyor, daha da tinseliyor, bireysellikten üretkenliğe, yararlılığa kayıyor…

Maslow’un teorisinin önemli unsurlarından bir tanesi şu; toplumlar bir önceki basamağı sağlamlaştırmadan, yeterince kazanım elde etmeden bir üste tırmanmaya gayret göstermiyor ya da istekli görünmüyorlar. Bu da insan doğası ile açıklanabilir bir durum.

Bunu elbette sadece Maslow değil, konuyla ilgilenenler ve toplum mühendisleri de gayet iyi biliyor.

Bilmek insanı amele sürüklermiş ya, sanırım bu “bilme” onları da eyleme sürüklüyor.

Bizim ülkemizin omurgasını bu piramide yerleştirmek isterseniz ben size en alt ile bir üstün arasını işaret ederim. Bu millet ya da memleket yıllarını en alttaki ihtiyaçları karşılamak için vermiştir. Yokluk ve imkanların kısıtlığı insanı ve toplumu bu basamakta onlarca yıl tutmuştur.

Siyasi bir değerlendirmeden uzak durmak için tarih vermeye çekiniyorum. Sonra bir vakit, toplum maddi olarak kıpırdamış ve bir üst basamağa göz kırpmaya başlamıştır. Bu tür süreçlerde toplumun göremediğini devlet görmeli ve bazı önlemler alarak toplumu yönlendirmelidir. Bu toplum mühendisliğinin legal, olması gereken, devletin asli görevleri arasında üst sıralarda olan bir vazifedir.

Piramidi özetleyen güzel yaklaşımlardan bir tanesi bu özlü söz; ancak ‘insan olmak’tan ne anladığımızı iyi anlamamız lazım… Yoksa hepimiz en nihayetinde insanız!

Toplum hangi seviyede olursa olsun sağlık, güvenlik, eğitim ve adalet gibi temel hak ve hizmetler devletin her zaman ön ayak olması gereken kavramlardır.

Bunlar tesis edildikten sonra devletler vatandaşlarının bir üst basamağa atlayabilmesi için plan, proje her neyse yapmak, geliştirmek durumundadırlar.

Oryantal toplumlarda halihazırda olan şudur; toplum en alt ile bir üstteki basamağın arasına sıkıştırılmış ve orada uzunca bir süre sabitlenmiştir. Devlet, asli vazifelerinde sınıfta kalmıştır ve tablo kemikleşmiştir.

Örneğin; devlet yeterince güvenlik hizmeti üretemediği için komşuluk kavramı derinden darbe yemiş, Türk insanı “çelik kapı” ve “demir parmaklık” gibi garip malzemeleri canı gibi sevmiş ya da sevmek zorunda kalmıştır.

Çünkü devlet ahlakı tesis edememiştir; açları doyurmak, ahlakı eksik bir toplumdaki hırsızların sayısını azaltmaz ve azaltmamıştır. Sağlık, bayındırlık, eğitim konularında bayağıdan orijinale verilebilecek onlarca örnek bu yazının amacı dışındadır.

Biraz da tebessüm; önceki yazılarımızda ‘internet veya teknoloji bağımlılığı’ konusuna üstünkörü değinmiştik. Gerçek şu ki modern insanın ‘ihtiyaçlar hiyerarşisi’ eskiye nazaran biraz değişmiştir. Bunu esprili bir şekilde açıklayan bu piramit internet ve cep telefonu şarjının ekmek kadar su kadar bir ihtiyaç olduğunu iddia ediyor. Sanırım haklılık payı yok değil…

Sonra demir parmaklıkların ve çelik kapıların ardındaki insanların önüne, siyah-beyazı, renklisi, elsidisi (LCD) daha bilmem nesi bir renkli şeytan konup bedene ait mekanlar daraltılmış ve bu çok kısa bir zaman dilimi içerisinde ruhlara yansımıştır.

Bu girişten sonra, piramidi iyice algılayıp devam edeceğiz…

Bu yazıya bir yorum yap

Scroll Up
%d blogcu bunu beğendi: