Koskoca Ramazan geldi geçti, dinimizin bu en önemli ritüeli üzerinde bir satır yazı yazmak nasip olmadı… Neden? Çünkü ramazanın içine tam giremedim de ondan. Evet, her ne kadar oruç beden ile yapılan bir ibadet gibi dursa da aslında açlık ruhun en büyük terbiyecisi. Bedenen oruç tutup ruhen ona eşlik etmezseniz çok bir anlamı olmuyor gibi duruyor. Neyse haddimizi aşmayalım.

Belki de biraz fazla dünyalık, biraz para hırsı biraz da geçmiş 8-10 ayın birikmişliği ile yorucu bir Ramazan ayı oldu. İşlerimizi rölantiye alamadık, aksine gaza basmak gerekti. Bu nedenle çok önemli bir Ramazan gerçeğine değinmek son günlerine kaldı…

Açlık insanın bedeni yanında ruhunun da en büyük terbiyecisi demiştik sanırım. Biz ruhu muhterem alimlere bırakıp biraz beden üzerinde yoğunlaşalım.

Müslümanların “dünya hayatı” karnesi pek iç açıcı değil. Şu anda biyoloji, fizik, kimya vs. gibi pozitif bilimlerle edebiyat, müzik gibi beşerî sanatsal dünyada karnemiz kırıklarla dolu. Kutsal kitabı “İkra/Oku” diye inmeye başlayan, peygamberi “İlim Çin’de dahi olsa gidiniz alınız” diyen bir dinin mensupları böyle olmamalı. Bunu geçtik…

Beden karnemiz de bozuk kardeşim. “Midenizin üçte birini hava, üçte birini su, üçte birini gıda ile doldurunuz” sözü kadar bilimsel kaç tane daha cümle kurulabilir bilmiyorum. Ama biz Müslümanlar, sözde Müslümanlar, hesabı çok zor Müslümanların hali şu; dünyanın en şişman insanları Müslümanlar… İnanmıyor musunuz, buyurun bilimsel verilere göz atınız (1).

Şişmanlık ve bununla ilgili şeker hastalığı görülme sıklığı (1)… Peygamber sözünün aksine midelerini tıkabasa dolduran Müslüman coğrafya en önde… Gariban Müslümanlar, Afrikalılar da açlıktan ölüyor. Yarasın…

Türkiye’deki şişmanlık oranları ile ilgili de sağlıkta devrim yaptığını iddia eden Sağlık Bakanlığı’nın resmi rakamlarına göz atınız (2,3).

Hani Müslümanlık? Nerede peygamber sözü? Haydi bilime inanmıyorsunuz, batı uydurması diyorsunuz, dinimizin peygamberinin sözleri ne olacak? Bu mideler bilimin ışığında doldurulmasın peki, ya peygamber sözü?

Daha yazayım mı? Elbette yazarım. İslam Peygamberi bir sözlerinde ifade ediyor ki “ümmetimin erkekleri şişmanlayacak ve semizleşecekler.” Bunu kıyamet alameti olarak görüyor peygamber. Bakın başka ne diyor?

Buyurunuz diyabet yani şeker hastalığı rakamları (1)… Listede şişmanları ile ünlü ABD yok. Çünkü ABD toplumunda diyabet görülme prevalansı %10’un altında… Türkiye mi? Avrupa’da birinci; erişkin nüfusta diyabet görülme oranı; %14.85… Türkiye’nin hemen önünde Müslüman ülkeler var. İlk üç sıra Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar… Hepsinde oran %20’nin üzerinde. 

 Ümmetim hakkında en çok korktuğum şeyler diye saydıklarının içerisinde göbek bağlamak ve tembellik var (Feyzü’l-Kadir, 1/278). Hadis bu yani peygamber sözü…

İslam peygamberi şişmanlık tehlikesine dikkatleri çekiyor ve ümmetini uyarıyor. Göbek bağlamak; kendini gaflete salıp çok yiyen (üçte bir kuralına uymayan), yemek için yaşayan ve tabii bunun neticesi olarak da şişmanlayan insan demektir ki bu, İslam Peygamberinin dünya ve ahiret hayatları adına endişe duyduğu Müslümanların birinci özelliğidir.

Şimdi devrimci Sağlık Bakanlığı’nın verilerine bir kez daha göz atınız.

Siz zahmet etmeyin diye ben sayfanın görüntüsünü aldım. Merak edenler için (2,3) nolu linklere bakılabilir. Öyle şişmanlık oranları var ki -ki bunlar resmi rakamlar, hükümetler düşürür… 

Yazıyı uzatmayayım. Bu zamana kadar ömrü uzattığı tespit edilen tek yöntem ne vitaminler almak, ne organik beslenmek ne de vejetaryen yaşamaktır; tek bilimsel ver “kalori kısıtlamasıdır”, yani az yemek, yani mideyi üçe bölmek… Bilmem anlatabildim mi?

Bu konu bilimsel olarak muhteşem bir biliminsanı olan Denham Harman tarafından ispatlanmış ve halen üstüne ilave bir hipotez geliştirilememiştir (4-7).

Dr. Denham Harman (1916-2014)… 1950’li yıllarda geliştirdiği teori halen geçerlidir. Aşırı gıda tüketiminin neden olduğu “nitrooksidatif stress” yaşlanmayı hızlandırır ve buna paralel olarak kalori kısıtlaması ömrü uzatır, ayrıca tüm kronik hastalıklardan (diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, Alzheimer vs.) korur… Kendisi ile tanışma fırsatım olduğu için bahtiyarım. Muhabbetle eline öpüp, “Biz Türkler saygı duyduğumuz büyüklerimizin elini öperiz” demiştim. Önce çok şaşırmış sonra sırtımı sıvazlamış ve gözleri dolmuştu… 

Sadece uzun ömür mü? Hayır elbette, başta diyabet, hipertansiyon, nöropsikiyatrik hastalıklar olmak üzere kanserden korunmanın yolu da kalori kısıtlaması, yani az yemek, yani adam gibi oruç tutmak ve peygamber sözüne uygun beslenmekten geçiyor (8-11).

Bilime inanmıyorsunuz bari peygamber sözüne inanınız. Ama biliniz ki, bilim peygamber sözünü yüzlerce defa birebir doğrulamıştır. Bilmem anlatabildim mi?

 

  1. https://www.wjgnet.com
  2. http://www.drkorkmaz.com
  3. http://beslenme.gov.tr
  4. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  5. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  6. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  7. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  8. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  9. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  10. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  11. https://www.ncbi.nlm.nih.gov

 

Bu yazıya bir yorum yap

Scroll Up
%d blogcu bunu beğendi: