Bayanların pek çoğu selülitlerinden mustariptir. Özellikle yaklaşan deniz mevsimi öncesi bu konu hep gündemdedir. Modern yaşam getirdiği pek çok kolaylığın yanında, vücudumuza yüklediği sıkıntılardan dolayı sorunlara da neden olabilmektedir. Selülit kişinin sağlıklı yaşayıp yaşamadığının önemli göstergelerinden bir tanesidir. Ancak ne kadar dikkat ederseniz ediniz, özellikle doğum yapmış bayanlarda bir miktar selülit olması kaçınılmazdır. Ancak alacağınız bazı “sağlıklı yaşam” önlemleri ile selülitlerinizi azaltabilir hatta sıfıra indirebilirsiniz.

Selülit (lipodistrofi) nedeninden bağımsız olarak cilt altı yağ dokusunun anormal ve şekilsiz artmasından meydana gelir. Sıkışan ve kanlanması bozulan bu yağ dokusu cildin görünümünü bozar ve çirkin bir görüntüye neden olur. 

 

Selülitler en çok kalça, baldır ve karın bölgesinde karşımıza çıkar. Derinin portakal kabuğu görünümünde olması olarak özetlenebilir (1). Bayanların cinsellik hormonları ve özellikle östrojen deri altına yağ biriktirme konusunda uzmandır. Bu ve başka nedenlerle bayanlarda selülit daha sık gözlenir (2). Kaldı ki erkeklerde olsa bile önemsenmediği için daha çok bayanların şikâyet ettiği bir sorundur.

Doğumlardan sonra ya da hızlı kilo alıp-verme dönemlerini takiben karın bölgesinde selülit oluşumu karşımıza çıkar.

Selülit oluşmasındaki en temel neden deri ve deri altı dokunun bozulmuş kan dolaşımıdır. Vücudumuzdaki tüm hücrelere ulaşan atardamar kanı, gerekli besin ve oksijen değişimini yaptıktan sonra toplardamarlarla yeniden kalbe döndürülür. Özellikle bacaklarımızda ve alt bölgelerimizde bu toplayıcı damarlar iki ana bölüme ayrılır. Bunlar derinden giden “derin toplayıcı damarlar” ve deri yüzeyine yakın seyreden “yüzeysel toplayıcı damarlar”dır. Herhangi bir nedenle yüzeysel kan dolaşımı bozulursa deri sağlıklı görünümünü kaybeder. Böylece özellikle bacak ve karın bölgesini saran sıkı giyecekler (korseler, sıkı iç çamaşırları, kot pantolonlar vb.) altındaki bölgenin kan dolaşımını bozar ve selülitlere neden olur.

 

Kadınların cilt altı yağ dokusu erkeklerden daha fazladır. Bunun en önemli nedeni kadınlık hormonu östrojendir. Ancak cilt altında artan yağ dokusu bedeni saran çorap ve pantolon gibi kıyafetler, uzun süre oturarak çalışma vb. nedenlerle bozuk bir kan dolaşımına sahiptir. 

Ayrıca önemli bir dolaşım unsuru daha vardır; bu da lenfatik dolaşımdır. Yine yukarıdaki nedenlerle lenfatik dolaşım da bozulur ve selülit görülme olasılığı artar. En temel neden kan dolaşımı bozukluğu olmakla birlikte, alkol, aşırı kahve, sigara, kızarmış yiyecekler, beyaz şeker, östrojen hormonunun etkisi (hamilelik, adet görme, doğum kontrol hapları) de selülit oluşumuna katkıda bulunur. Bu listede bulunan alkol, sigara, kızarmış yiyecekler, beyaz şeker ve diğer beslenme faktörleri kan dolaşımından bağımsız olarak deri altında bulunan ve derinin gergin ve düzgün görülmesini sağlayan bazı moleküllerin yapısını bozar. Aynı bozulma vücudun iç organlarında da olur ancak bunları gözümüzle göremeyiz ve karşımıza başka bozukluklar (kan damarlarının hasarlanması, beyin hücrelerinin erken yaşlanması, karaciğer yağlanması, kan kimyasının bozulması vb.) olarak çıkar. Bazı noktalara dikkat ederek selülitlerin oluşmasını engelleyebilir ya da oluşmuş selülitlerden kurtulabiliriz.

  • Dar kıyafetlerden uzak durmak en akılcı yaklaşımlardan bir tanesidir. Böylece derimizin kan dolaşımı rahatlar.
  • Günlük en az yarım saat yürüyüş yapmak ve özellikle bacaklarımızdaki kan dolaşımını hızlandırmak son derece yararlıdır.
  • Gün boyu oturarak çalışan kişilerin saat başı beş dakika hareket molası vermeye dikkat etmeleri yararlıdır.
  • Bilgisayar başında çalışmak zorunda olanların aralarda kısa yürüyüşler yaparak kan dolaşımlarını düzenlemeleri yararlı olabilir.
  • Kahve tüketimine dikkat etmeli ve tercihlerimizi çay ve bitki çaylarından yana kullanmalıyız.
  • Beyaz şeker, beyaz un ve bunlar gibi kan şekerimizi hızla yükselten “glisemik indeksi” yüksek yiyecekler, vücuttaki pek çok molekülü hasarlayarak (okside ve glikolize ederek) onların görev yapmalarına engel olurlar. Bu ürünlerin tüketimini kısıtlamalıyız.
  • Özellikle meyve ve baharat tüketimi selülitlerinizin azalmasına yardımcı olabilir. Bu beslenme unsurları, vücudunuzda ortaya çıkan oksidasyon hasarlarını başarılı bir şekilde azaltır.
  • Sigara ve alkol için artık bir şey söylemeye gerek yoktur.

Tüm bunlar yetersiz geldiğinde bazı tıbbi müdahaleler size yardımcı olabilir. Yararlı olduğu gösterilmiş bazı ürünler şöyle sıralanabilir.

Selülit oluşum nedeni, doğum sayısı, hormon profili, yaşam tarzı, sigara ve kahve tüketim alışkanlıkları gibi kişiden kişiye değişen unsurların tespiti ve analizi sonucunda hazırlanan kişiye özel “selülit krem ve masaj yağları” son derece yararlı olmaktadır.

  • Tecrübeli hekimler tarafından uygulanan 1440-nm Nd:YAG laser tedavisi sellülitlerin azalmasına yardımcı olabilir (3).
  • Hekiminizin uygun göreceği bazı kollajen peptidlerinin uzun dönemde yararlı olduğu ortaya konmuştur (4).
  • Kafein ve lidokainle hazırlanmış (piyasada satılanlardan ziyade majistral olarak hekim tarafından hazırlanmış, gerekli vitamin ve ko-faktör takviyeleri yapılmış) özel kremler selülitte son derece etkindir (5-7). Bunların yanında capsaicin, lidokain, fosfatidil kolin, L-carnitine gibi lipoaktif maddelerle hazırlanan masaj yağları oldukça yararlı olabilir.
  • Düzenli kullanılan özel bir krem yanında bazı mezoterapi uygulamaları selülitlerin geçmesini hızlandırabilir (8).

Sağlıklı günler dileği ile…

  1. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  2. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  3. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  4. https://www.pubmed.gov
  5. http://www.tandfonline.com
  6. https://www.pubmed.gov
  7. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  8. https://www.ncbi.nlm.nih.gov

 

1 Comment

  1. Geri bildirim: Selülit Tedavisi

Bu yazıya bir yorum yap

Scroll Up
%d blogcu bunu beğendi: