Yağ dokusu insan vücudunun en büyük enerji deposudur. Genellikle fazlalığı sorun olduğu için kötü bir şöhreti vardır. Ancak onun fazlalığı kendisinin değil bizim suçumuzdur. Yağ dokusu makul miktarlarda olduğunda insan vücudunun işleyişine büyük katkılarda bulunur. Hatırlarsanız buna bir yazımızda değinmiştik.

Yağ dokusu; büyüme faktörleri, bazı hormonlar ve hücreler arası haberleşmeyi sağlayan ve adipokin ismi verilen haberciler salgılar. Yağ dokusu eskiden beri bildiğimiz anlamda kök hücreleri için iyi bir depodur. Vücudun dışına kolay çıkarılır ve yağ dokusunun işlenmesi kolaydır (1).

Beyaz yağ dokusunun böyle kocaman, küre gibi hücreleri var; içi yağ ile dolu. 

Bu şekilde ise hücrelerin tipik taşlı yüzük görüntüsü var. İçlerinde kocaman bir yağ damlacığı ve kenara itilmiş çekirdekleri. Bu hücreler vücut dışına alınıp, santrifüj edildiklerinde yağlarını kaybedip zayıflıyorlar.

Son zamanlarda klasik kök hücrelerin yanında olgun yağ hücrelerinin de enteresan bir yeteneği olduğu ortaya kondu. Bu olgun hücreler geriye doğru farklılaşabiliyorlar ve bir başka hücreye dönüşme yeteneği elde ediyorlar. Eskiden bunun mümkün olmadığı düşünülürdü, şimdi ise kolaylıkla yapılabiliyor.

Kişiden alınan yağ dokusu santrifüj edildiğinde adipositler en üstte toplanıyor; çünkü içinde bulundukları sıvıdan daha hafifler. Bu hücreler alınıyor ve özel küvetlerde belirli sürelerle bekletiliyor. Zaman içinde yağ hücreleri geriye farklılaşarak küçülüyorlar. Küçülen hücreler küvetin deliklerinden geçerek alttaki büyük kapta toplanıyor. Sonra bu hücreler yüz gençleştirme, saç besleme ve yeni saç oluşumu için kullanılıyor. 

Saç ekimi yapılmamış iki erkek hasta. Belirli süre ilaç kullanılmış ve yağ hücresi nakledilmiş. Erkek tipi saç çizgisi yeniden oluşmuş ve saçları tamamen doğal görünümde…

Bu olgun yağ hücreleri (adipositler) genel bir hücre haline dönmeye eğilimlidir ve DFAT hücreler olarak tanımlanır. Diğer kök hücrelere göre benzersiz özellikleri vardır. Bolca bulunur, kolay elde edilir ve uygun şartlarda hemen tüm istenilen hücrelere dönüşebilir. Buradan çıkan sonuç, olgun ve bolca bulunan yağ hücrelerinin bazı muamelelerden sonra rejeneratif (yenileyici) tıpta sonsuz denebilecek bir kaynak oluşturduğu gerçeğidir. Yağ dokusu bu ve benzeri özelliklerinden dolayı yeni bir isim sahibi olmuştur; hücre süpermarketi (2).

Daha basit bir yöntemle yağ hücrelerini farklılaştırma sistemi… Santrifüj edildikten sonra aynı kabın içinde kalıyorlar. Kap belirli sürelerle ters çevriliyor ve nihayet altta kalan hücreler bizim istediğimiz hücreler oluyor. 

Yağ dokusundan üretilmiş bu hücreler belirli muamelelerden geçirildikten sonra vücuttaki pek çok hücreye dönüşebilme kapasitesine sahip oluyor (3). En önemli özelliklerinden bir tanesi de yeni damar oluşumunu desteklemeleri (4). Böylece dokuyu hücresel olarak desteklemenin yanında kan ile beslenmesine de yardımcı oluyor. Yakın bir gelecekte bu hücrelerin günlük pratikte çok daha fazla kullanılacağını söylemek kehanet olmayacaktır.

 

Aslında fazlasının zarar olduğunu hepimizin çok iyi bildiği yağ hücreleri uygun muameleler ile onlarca hücreye dönüşebiliyor. Bu da organ hasarlarının tedavisinde yeni ufuklar açıyor bize…

 

  1. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  2. http://www.jgenomics.com
  3. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  4. https://www.ncbi.nlm.nih.gov

 

1 Comment

Bu yazıya bir yorum yap

Scroll Up
%d blogcu bunu beğendi: