Başlamadan şunu da belirtelim; yazının resminde olduğu gibi bir yol ayrımında DEĞİLSİNİZ! Evet değilsiniz. Tüm sevdiğiniz yiyeceklerden vazgeçmeniz ve her zaman sırf sağlıklı olduğu için sevmediklerinizi yiyerek yaşayamazsınız! Bu nedenle her zaman olduğu gibi bir dengeyi tutturmamız gerekiyor.

Bahar kendini iyiden iyiye hissettirince kıyafetler önce katlarından sonra kalınlıklarından kaybetmeye başladı. Aaa bir de ne görelim, kışın  kat kat kıyafetlerin altında uyuyan kilolar birden sanki bahar tomurcukları gibi oradan buradan pörtleyivermişler.

Her yıl tam da bu zamanlarda olduğu gibi “İsveç bilim adamlarının bulduğu mucizevi yöntem” bir anda memleket sınırlarından giriverir. Ne var ki üç beş kiloyu şöyle kolayca eritiversek! Bir zamanlar -hiç unutmam bir şov programı sunucusu hanımefendi “elma krom” ile zayıfladığını söyleyip televizyonlarda arz-ı endam etmişti. Sahi ne oldu o ürüne? Bilmiyorum. Galiba modası geçti.

Şu gıcık İngilizce tabela aslında bu yazıyı anlamsız kılıyor; “Daha az yeyin ve daha çok egzersiz yapın”. Doğru işte ne yaparsınız…

Bir de meşhur bir futbolcu çıkmıştı renkli cama ve internete; çam terebentin kullanmış ve saçları papaz gibi olmuştu. Geçenlerde kendisini İstanbul’da gördüm; adam bildiğiniz kel… Galiba terebentin uçmuş ona çamı kalmış.

Pekiyi şimdi biz bu marifetli ürünlerden mahrum mu kalacağız? Hayır tabii ki… Hemen bu yılın modasına göz atacaksınız. Bakın neler var; Yeşil kahve çekirdekleri, Goji üzümleri, Acai çileği, Chia çekirdekleri, Ganoderma lucid özü… Hiç sizi boş bırakır mıyız? İsmini ancak bir zayıflama ürünü ile duyduğumuz afili meyve üzümleri, özütler, ekstraktlar, tropikal gizemler ve çekirdekler… Bir zamanlar Mehmet Öz hocamız Afrika mangosuydu sanırım ya da Brezilya yabanmersini, Mesut Yar Antakya biberi ile zayıflamıştı. Arkası geldi mi ben bilmiyorum. Seneye bir tanesi bile kalmayacak.

Neden? Çünkü insan metabolizması onların çaldığı havada oynamıyor da ondan.

Eski zamanlarda şişmanlık statü göstergesiymiş ve zenginler şişmanmış. Şimdi zenginler şişman olsalar da zengin oldukları için zayıflayabiliyorlar. Ya da size bir ürünün reklamı karşılığında zenginlik önerilirse… Ama bunlar ortalama vatandaş için pek çalışan formüller değil.

Yine de herkes “sağlıklı beslenme ve egzersiz” ikilisini kabul etse de yardımcı bir takım beslenme destekleri arıyor. Madem böyle bir talep var biz de üstümüze düşeni yapalım ve bilimden ayrılmadan bazı bilgileri arz edelim efendim.

Bir kere eğer mucize arıyorsanız, yok; pardon var “sağlıklı beslenme ve egzersiz”. Bu mucizeyi kabul ediyor ve desteklemeyi düşünüyorsanız yazıdaki bazı bilgiler işinize yarayabilir. Eğer buradaki bilgileri mucizenin yerine koymak isterseniz, yanlış yaparsınız.

Efendim bilimsel olarak da yeme alışkanlıklarımızı terbiye etmeden sadece egzersizle zayıflamak pek mümkün gözükmüyor. Can boğazdan hem gelir hem gider anlayacağınız…

 

Her şeyden önce kilolarınızın altında tıbbi bir sorun olup olmadığının ortaya konması gerekir. Bunun için de kendi kafanıza göre başlamamalısınız. Güvendiğiniz bir hekim ile iş birliği yapmanız en uygun başlangıç olacaktır. Tiroid, böbrek üstü bezi, pankreas ve barsak sağlığınız son derece önemli. Sadece kalın barsak floramızı düzeltmeden zayıflamaya kalkmanın ancak ve ancak sizi bir sezon götüreceğini söyleyerek bu bölümü kapatalım.

Aslında elimizde iyi yardımcılar var; örneğin efedra-kafein ikilisi… Ne yazık ki ciddi yan etkilerinden dolayı şimdi yasaklılar listesinde. Kafein değil belki ama efedra. Çünkü hekim gözetimi olmadan kullanımı çok yaygınlaşınca ciddi kalp-damar sorunları çıktı ortaya… FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Cemiyeti) da satışlarını yasakladı. Biz de buna uyduk.

Biz yine de yazımıza efedra ile devam edelim. Burada umut tacirliği yapmamak için efedra hariç sadece işe yarama ihtimali olan ve yan etkileri kabul edilebilir olanlara değineceğiz…

Efedra-kafein kombinasyonu

Ephedra Sinica (Ma Huang) efedra alkoloidleri içeren ve insan vücudunda sempatik aktiviteyi artıran bir bitkisel takviyedir. Genellikle guarana ya da yerba mate gibi kaynaklardan elde edilmiş kafein ile birleştirilerek kilo vermeye yardımcı ürün olarak satışa sunulur.

Bu ikilinin kilo vermeye yardımcı olduğu bilimsel olarak da gösterilmiştir (1). Sadece bu ürünü kullananlar ayda net bir kilo yağ kaybı sağlamışlardır. Bunu egzersiz ve sağlıklı beslenme alışkanlığı ile kombine ettiğinizi düşünün! Sonuçlar eminim sizi de tatmin edecektir. Ne yazık ki ciddi yan etkilerle karşılaşılmıştır; yüksek tansiyon, aritmi, myokard infarktüsü, inme vb. etkiler 2.2 ile 3.6 kat arasında daha fazla görülmüştür (2). Bu nedenlerle 2004 yılında FDA tarafından satışları yasaklanmıştır (3). Resmi satışları tabii ki, el altından her zaman bulunabilmektedir.

Dikkatli ve hekim kontrolünde kullanıldığında Türk insanına uygun bazı yardımcılar var; bunlar “insanı tok tutan” ya da “tokluğu uzatan” bazı yardımcılar. Bir göz atalım.

Gumlar…

İlginç bir ifade… Gum tutkal, zamk, sakız ve yapıştırmak gibi anlamlara geliyor. Guar gum, ksantan gum, glukomannan ve psilium örnek olarak söylenebilir. Bu maddeler kozmetikte ve gıda sektöründe yaygın olarak kullanılmaktadır. Suda çözünen lif (fiber) yapısında maddelerdir. Vücuda emilmezler çünkü parçalanamazlar; kendi ağırlıklarının yüz katı kadar su tutabilirler. Aynı işi sizin midenizde ve barsaklarınızda yaptığında hem emilimi yavaşlatırlar hem de tokluk (biraz da şişkinlik) hissi vererek acıkmanızı ötelerler. Guar gum ve ksantan gum genel olarak zararsız ya da göz ardı edilebilecek kadar az zararlı kabul edilir. Her ne kadar yapılan çalışmalarda zayıflamaya bir katkılarının bulunmadığı (4) gösterilmişse de ben inanıyorum ki, iyi bir hekim-danışan ilişkisinde çok işe yarayacak bir üründür. Ayrıca kalın barsak ve mikrobiyota sağlığınız için de yararlıdır ve endirekt olarak “sağlıklı beslenme ve egzersiz” altın ikilisine yardımcı olacaktır.

Bir tane de barsaklardan yağ emilimini engellediği iddia edilen üründen bahsedelim; chitosan, Türkçe okunuşu çitosan oluyor. Ben izninizle orijinalini kullanacağım… Deniz hayvanlarının kabuklarından elde edilen bir polisakkarittir chitosan. Barsaklarda yağ ve kolesterol emilimini azaltır. Bu sayede tükettiğimiz gıdalardaki yağların bir kısmı vücuda emilmez ve dışkı ile atılır. Her ne kadar klinik sonuçlar tartışmalı olsa da (5), chitosan sağlıklı kilo vermeye yardımcı olabilecek potansiyele sahip, yan etki profili oldukça düşük bir ajandır.

Şekilde belki okunmuyor ama eğer siz beslenme alışkanlıklarınıza ve hareketli yaşama dikkat ederseniz, bazı besin takviyeleri size yardımcı olabilir. Bunların başında kafein, chitosan, guar veya ksantan gum ile resveratrol, curcumin ve kapsaisin en güvenlileri olarak sayılabilir…

Nihayet yeşil veya siyah çay, ağırlıklı olarak kafein içeriklerinden dolayı bizlere yardımcı olabilir (6). Kırmızı biberin içindeki kapsaisin, hint safranının içindeki curcumin, yine çayın içinde bolca bulunan epigallocatechin gallate, üzüm ve üzüm çekirdeğinin içindeki resveratrol bizlere doğrudan veya dolaylı olarak yardımcı olabilecek bazı bitkisel takviyelerdir (6).

Sonuç olarak, “sağlıklı beslenme ve egzersiz” ön şartı ile iyi bir hekim-danışan birlikteliği oldukça iyi sonuçlar verecektir. Hipnoz olmasa bile telkin, akupunktur olmasa bile iştahı kontrol edebilecek bazı incelikler ile yukarıda saydığımız tokluğu artıran, barsaklardan yağ emilimini azaltan ve metabolizmayı hızlandıran ürünlerin kişiye özel ideal kombinasyonları pek çoğumuzu arzu ettiğimiz kiloya indirecektir.

Şekillerin altındaki yazılara ben okuyayım size; lütfen masada ve sevdiklerinizle yemek yeyin, asla acele etmeyin, lokmaları en az 15 defa çiğneyin, sizi sakinleştirecek bir müzik güzel olur, yediklerinizin tadına varmaya çalışın, iyi modda yemek pişirin ve yeyin, mideniz her daim doldurulması gereken bir torba değildir, metabolizmanıza saygılı olun, yemekten 10-15 dakika önce bir parça çikolata ya da bir kayısı, bir parça muz gibi şekerli bir şey atıştırın, yemek yerken ASLA televizyon seyretmeyin! ve su içmeyi yemeğin sonuna bırakmayın… İnanın hepsi başta zor, sonra çok kolay… Bisiklete binmeyi öğrenmek gibi. Sadece biraz sabır…

  1. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  2. http://www.nejm.org
  3. http://www.aafp.org
  4. https://www.ncbi.nlm.nih.gov
  5. http://www.altmedrev.com
  6. https://www.ncbi.nlm.nih.gov

 

1 Comment

Bu yazıya bir yorum yap

Scroll Up
%d blogcu bunu beğendi: